Facebook'un Messenger'ıyla ilgili ilk ipuçları

12:02 |

Dünyanın en popüler sosyal ağ sitelerinden Facebook, gelecek birkaç hafta içinde başlatmayı planladığı chat servisi hakkında birkaç yeni detayı bildirdi.

Facebook'un chat uygulamasına başlaması, Microsoft, AOL ve Yahoo'ya yeni bir rakip anlamına geliyor. Ancak Facebook kullanıcıları durumdan memnun.

Uygulamada diğer chat uygulamalarına göre bazı sınırlamalar getirileceği belirtiliyor. Örneğin sadece Facebook üyeleri birbirleriyle haberleşebilecek ve herkese açık chat odaları olmayacak. Ancak uygulama ücretli olmayacağından, Facebook üyesi olan herkes bu uygulamadan faydalanabilecek.

Mesajlaşmalar 90 gün boyunca Facebook hesabınızda saklanacak, isterseniz mesaj tarihini bekletmeden kendiniz de silebileceksiniz.
Read more…

Panasonic'in FX35'i Türkiye'de

12:00 |
Panasonic firması 25 milimetre'lik ''ince'' fotoğraf makinesi Lumix FX35'i Türkiye'de satışa sundu.

10.1 megapiksele sahip Panasonic Lumix FX35; 4x optik zumlu, f2.8 parlaklık sağlayan, 25 mm. geniş açılı Leica DC VARIO-ELMARIT merceğe sahip bulunuyor.

25 mm.lik ultra geniş açılı mercek sıradan 35 mm.’lik kameralara oranla aynı çekim mesafesinden yaklaşık iki katı görüntü yakalamaya imkan sağlıyor.

Ayrıca, 3 megapiksel çözünürlük modunda Ekstra Optik Zum Fonksiyonu ek büyütme imkanı sağlıyor ve CCD’nin orta kısmını kullanarak zum gücünü 7.1x’e çıkarıyor.

Yeni Akıllı Otomatik mod

Panasonic, yeni fotoğraf makinesinde en yüksek işletim kolaylığı ve yanlış çekimlerin azaltılmasını sağlamak üzere, Akıllı Otomatik mod kullandı. Bu mod, Panasonic Lumix FX35’e entegre edilmiş olan Akıllı Pozlama özelliği ve dijital kırmızı göz düzeltmenin de dahil edilmesiyle geliştirildi.

El titremesini telafi etmek için Optik Görüntü Sabitleyici (Mega O.I.S.) ve hareket bulanıklığını tespit edip aynı zamanda gideren Akıllı ISO Kontrolü, tüm Lumix kameralarında olduğu gibi Panasonic Lumix FX35’te de yer alıyor.

Kırmızı göz sorunu sona eriyor…

Yüz Tanıma (Face Detection) özelliği, kameranın insan yüzlerini tanımasına ve yüzlere odaklanıp pozlamayı otomatik olarak ayarlamasına yardımcı olurken, Panasonic Lumix FX35 ile kırmızı göz etkisi otomatik olarak dijital biçimde düzeltilebiliyor.

Hızlı Oto Fokus (AF) Sistemi, Oto Fokus (AF) süresini en aza indirgeyerek her çekim fırsatından en iyi sonucu elde etmek amacıyla, kameranın deklanşöre daha yarıya kadar bile basmadan nesneye odaklı kalmasına imkân sağlıyor.

Yeni eklenen Akıllı Pozlama Fonksiyonu, resim içinde parlaklık seviyesini bölgesel olarak tespit ederek düşük ışıklı alanlarda pozlamayı ayrı bir şekilde artırarak resmi düzenliyor.

Tam ekran seyir için geniş ekranlı (16:9) bir HDTV’yle uyumlu olan 1920x1080 piksel HD (yüksek tanımlı) kalitesinde fotoğraflar çekilebilen makine, 2.5 inçlik geniş ve 230 bin nokta yüksek çözünürlüklü bir LCD’ye sahip.

Enerji tasarrufu sağlayan Venus İşlemci IV ise hem el titremesini önleyen Mega O.I.S’te, hem de hareket bulanıklığını bastıran Akıllı ISO Kontrolü’nde saptama doğruluğunu ve düzeltici etkiyi yükseltmek amaçlanmış.

Venus İşlemci IV; Panasonic Lumix FX35’in ISO 6400’e uygun bir ayarda kayıt yapmasına izin veren, neredeyse tam karanlıktaki nesneleri flaş kullanmadan yakalamak için gerekli Yüksek Hassasiyet Modunu da destekliyor.

Panasonic Lumix FX35’te deklanşör süresi, 0.005 saniye kadar kısa ve kameranın hızlı yanıtı anlık ve hazırlıksız fotoğraf fırsatlarını yakalamayı kolaylaştırıyor.

Tek şarjla 290 çekim

Venus İşlemci IV görüntüleme motoru Panasonic Lumix FX35’in uzun batarya ömrüne katkı sağlarken, geniş, parlak LCD’sine rağmen tek sefer şarj edilmiş bataryayla yaklaşık 290 çekim yapılabiliyor.

SDHC/SD Hafıza Kartına kayıt ve kopyalamayı desteklemek için kamerada yaklaşık 50 MB dahili hafıza bulunuyor.

Panasonic Lumix FX35, kullanıcıların tüple dalış, vs. sırasında sualtı çekimleri yapabileceği opsiyonel bir su geçirmez kabıyla (DMW-MCFX35) kullanılabiliyor.


Read more…

Youtube meclise taşındı

11:50 |

DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, internet portallarındaki Türkiye'ye yönelik bilgi kirliliğini gidermek için somut bir plan olup olmadığını sordu.

Ağırbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, bilgi toplumu olmanın önemli bir adımı olarak, internet hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve doğru amaçlara hizmet etmesine yönelik tedbirlerin alınmasının, sorumluluk sahibi makamların öncelikli görevleri arasında yer alması gerektiğini belirtti.

"Youtube" olarak bilinen video paylaşım sitesinin erişiminin engellenmesine dikkati çeken Jale Ağırbaş, Türkiye aleyhinde bilgiler içerdiğinden dolayı erişimi engellenen internet siteleri hakkında bilgi istedi.

"Hükümet olarak, internet portallarındaki ülkemize yönelik bilgi kirliliğini gidermek için somut bir planınız var mıdır?" diye soran DSP'li Ağırbaş, önergesinde şu sorulara yer verdi:

"Ülkemize ve devlet büyüklerimize yönelik karalama kampanyalarına ve terör örgütü propagandalarına yer veren internet portallarına ilişkin Telekomünikasyon Kurumu dahilinde bir ihbar birimi oluşturmak suretiyle, ilgili sitelerdeki bilgi kirliliğine filtreleme yöntemiyle engel olmak, bu tür sitelere erişimi engellemekten daha etkili ve doğru bir yol değil midir?'

Youtube yasağı gibi ülkemizin itibarını zedeleyen engellemelerin önüne geçmek için mevzuat değişikliği yapmayı düşünmekte misiniz?"
Read more…

Dünyanın en büyük denizaltı robotu

16:38 |

Petrol endüstrisi için su altında boru döşeme ve telekomünikasyon firmaları için denizaltı kablosu kurmak üzere bir robot araç geliştirildiği bildirildi.

UT-1 Ultra Trencher ismi verilen bu araç dünyanın en büyük denizaltı robotu.

Yaklaşık 60 ton ağırlığında. Genişliği ve uzunluğu 7,8 metre, yüksekliği ise 5,6 metre. Küçük bir evi andıran robotun fiyatı yaklaşık 10 milyon sterlin.

Deniz altında 2 ila 3 deniz mili hızında hareket edebiliyor. Bin 500 metre derinlikte çalışabiliyor ve uzaktan komuta edilebiliyor. Robot, Soil Machine Dynamics firması tarafından geliştirildi.
Read more…

"Titan'ın yerkabuğunun altında okyanus var"

16:35 |

Bilimadamları Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ın yüzeyinin altında bir okyanus olduğuna inanıyor. Science dergisinde yayımlanan makaleye göre son üç yılda 19 kez Titan'ı ziyaret eden Cassini uzay aracından gelen radar kayıtları bilim adamlarının görüşlerini destekliyor. Bilimadamları Cassini'nin radar kayıtlarında Titan'daki 50 yeri işaretlediler. Daha sonra belli bir zaman periyodunda önceden kestirdikleri noktaların 19 mil kadar hareket ettiğini gözlemlediler. İşaretlenen bölgelerin bir okyanus tarafından yerinden hareket ettirilmiş olabileceği tahmin ediliyor. Elde edilen bu veriler Titan'ın kabuğunun altında bir okyanus olabileceğini gösteriyor.Titan'ın yüzeyinin Amerika'deki Great Lakes gibi (Superior, Michigan, Huron, Erie ve Ontario gölleri) göller içerdiği biliniyor. Üstelik bu göller Merkür gezegeninden daha geniş ve sıvı metan ve etan gazı ile dolu. Bu gazlar bugün kullandığımız doğal gazın bileşiminde de yer alıyor. Titan'daki göller dünyadaki petrol ve doğal gaz rezervlerinden daha fazla sıvı hidrokarbon içeriyor.BBC'de yayınlanan bir başka habere göre ise Cassini-Huygens uzay aracı, Amerikan, Avrupa ve İtalyan uzay Ajansları'nın ortak projesi olarak 1997 yılında uzaya yollanmıştı. 2004 yılında Satürn ve çevresinde incelemelerine başlayan Cassini'den gelen veriler sonucu, o zamanlar, uydunun yüzeyinin bir hidrokarbon okyanusuyla kaplı olduğu düşünülmüştü. Bir yıl sonra, Cassini'den Huygens gözlem aracının Titan'ın yüzeyini incelemeye gönderilmesiyle yüzeyin büyük bölümünün katı; ama kanallar, kumullar, kraterler gibi jeolojik oluşumlarla kaplı olduğu belirlendi.Uzmanlar, Titan'ın yüzeyindeki bu oluşumların, hareket halinde olduğunun anlaşılması üzerine uyduda su olabileceğini düşünüyorlar. Titan, Dünya ile aynı yönde hareket eden Ay gibi, Satürn'e devamlı aynı yüzünü dönüyor. Bu nedenle de bilim adamları, Cassini'den son gelen fotoğraflar ve verilerde, uydunun yüzeyinde varolduğu bilinen jeolojik oluşumların hareket halinde göründüğünü anlayınca şaşırdıklarını belirtiyorlar.


NASA'dan Christophe Sotin, dört yıl önce gözlemledikleri jeolojik oluşumların uydu üzerindeki konumlarının, yaklaşık 100 kilometre kaydığını tespit ettiklerini belirtiyor.

Su olduğunun doğrulanması, Titan'ın yaşam formunun oluşması için gereken iki bileşene -suya ve organik moleküllere- sahip olduğu anlamına gelecek.

Güneş Sistemi'nde halihazırda Jüpiter'in üç uydusunun derin okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Bunlar: Ganymede, Callisto ve Europa.

Titan'ın altında da Europa'da olduğu düşünülen su yatağına benzer yapıda bir okyanus olduğu görüşü hakim. Şimdilik bunlar sadece tahmin ve yüzeydeki değişikliklerin başka bir sebebi de olabilir. Ancak bilim adamları şu anda en güçlü nedenin okyanus teorisi olduğunda birleşiyor.

Titan hakkında

Titan, Satürn'ün ayı olarak bilinen, yaşamın var olmasının suyun varlığından dolayı mümkün olalabileceği düşünülen Satürn gezegeninin uydusudur.
Satürn'ün uydusu Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük uydu.

Titan da, Ganymede gibi Merkür’den biraz daha büyük. Titan’ın büyük oranda azottan oluşan kalın atmosferinin, Dünya’nın ilk zamanlarındaki atmosferine benzediği düşünülüyor. Güneş sistemindeki öteki uyduların hiçbirinde böylesine kalın bir atmosfer bulunmuyor.

Son gönderilen NASA'nın uzay aracı Titan'da canlıların olabileceği olasılığını artıran izler görüldü.Titan'daki su kütlelerinde ise (metan sıvısı / okyanuslar - göller - denizler) deniz canlıların bulunma ihtimali olduğu düşünülüyor.
Read more…

Radara yakalanmayan uçak emekli oluyor

16:34 |

Amerikan Hava Kuvvetleri'nin radara yakalanmayan savaş uçağı F-117, 21 Nisan'dan itibaren emekli oluyor.Lockheed Martin şirketi tarafından geliştirilen ve takma adı 'Gece Şahini' olan F- 117, 27 yıldan bu yana görev yapıyordu. Hizmet ömrünü tamamlayan F-177'ler, acil durumlarda kullanılmak üzere Nevada'da bulunan Tonopah Hava Üssü'nde tutulacak.Çok gizli geliştirilen uçakla ilgili çalışmalar 1977'de başladı. İlk uçuşunu 1981'de gerçekleştiren F-117, 1982'de hizmete girdi. Bu uçaklardan toplam 59 adet imal edildi. 1982 bütçe rakamlarına göre her bir uçak Amerikan hükümetine 122 milyon dolara mal oldu.Uçağın özel tasarımı, radar tarafından tespitini imkansız hale getiriyor. Ayrıca uçak üzerindeki özel boya ve yapı, radar dalgalarını emerek dönüşü engelliyor. Bu nedende F-117'ler radar tarafından tespit edilemiyor. F-117'ler Panama, Irak ve Bosna harekâtlarında aktif olarak görev yaptı. F-117'ler özel lazer güdümlü bombalarla hassas hedeflerin vurulmasında kullanılıyor.Sırplar düşürmüştüUçaklardan biri 27 Mart 1999 tarihinde Budjanovci yakınlarında Sırp kuvvetleri tarafından omuzdan atılan çok basit sisteme sahip SA-3 tipi füzeyle vurularak düşürülmüştü.
F- 117'lerin teknik özellikleri:Birim fiyatı: 122 milyon dolar Mürettebat: 1 pilotGövde Uzunluğu: 20.08 metreKanat Açıklığı: 13.20 metreYerden Yüksekliği: 3.78 metreBoş Ağırlığı: 13 bin 380 kilogramMaksimum Kalkış Ağırlığı: 23 bin kilogramEn Yüksek Hızı: 993 km/saatMenzili: 1720 kilometreYapılan araştırmalarda, Sırplar'ın F-117'leri televizyon yayınlarında oluşan parazitler sayesinde tespit ettikleri ortaya çıktı. Düşen uçağın kanopi olarak adlandırılan kokpit camı Belgrad'taki havacılık müzesinde sergileniyor.
Read more…

Apple, Safari 3.1'i yayınladı

16:33 |

Apple, ''Mac ve Windows PC için Dünyanın En Hızlı Web Browser'ı'' sloganıyla hazırladığı Safari 3.1'i yayınladı.

Safari, web sayfalarını IE7'den 1.9 saniye, Firefox 2'den ise 1.7 saniye daha hızlı yüklüyor.

JavaScript'leri ise diğer browser'lardan 6 kez daha hızlı biçimde çalıştıran Safari 3.1, yüksek interaktiflik içeren yeni jenerasyon Web 2.0 deneyimleri için ihtiyaç duyulan en son yenilikçi web standartlarını destekleyen ilk browser.

Apple'dan yapılan açıklamada Safari'nin hızlı ve kolay kullanıma sahip olduğu en son ses, video ve animasyon standartlarını desteklediği bildirildi.
Read more…

Kurtlar Vadisi Pusu 31.Bölüm Fragman

16:21 |
Fragmandan anladığım kadarıyla Memati ölüyor, Muro'da Bulutu vuruyor.Bunlar ölürse dizinin ne tadı kalacak?Kurtlar VadisiMematisiz Kurtlar Vadisi düşünemiyorum.
Dizinin 31. bölümünü çok merak ediyorum...kurtlarvadisi
Read more…

Google, hükümete karşı yasalara güveniyor

06:13 |

Google CEO'su Eric Schmidt, ABD hükümetinin Google kullanıcılarının bilgilerinin gerektiği durumlarda paylaşılması yönünde istekte bulunmaya hakkıl olduğunu söyledi.

Schmidt, Google'un ABD yasalarına tabi olduğunu da belirterek, "Google, hükümetle paylaşıma gerekçeler yasaya uygun olduğu taktirde izin verecektir" diye konuştu.

Sydney yolculuğu sırasında uçakta ZDnet.au web sitesinin "Eğer ABD hükümeti bilgilerin paylaşımınız isterse yönetiminiz bunu onaylayacak mı?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Schmidt, "Bu iyi bir soru, ABD hükümeti bizden bilgi almak için başvurabilir ancak ABD'nin çok güçlü bir yasa sistemi var ve bu çok önemli.

Çünkü hükümetlerin istedikleri gibi davranmalarını engelliyor. Hükümetler normal iş seyrini izlemiyorsa onlarla işbirliği yapmamız ve teknik bir yanıt verebilmemiz olanaksız. Onlar prosedürleri takip etmek zorundalar" diye konuştu.

ZNNet.com.au'nun "Peki ya, bu prosedürleri düzenleyen yasalarda değişiklik yapılırsa?" sorusunu ise Schmidt, "Bir yasa düzenlense bile, ikinci, üçüncü yasalar var. Bu konuları düzenleyen çok sayıda yasa ve kısıtlama var" şeklinde yanıtladı ve ekledi "Bu konuda çok sertiz ve yasal olmayan hiçbir isteği kabul etmemekte kararlıyız."

ABD hükümeti 2006 yılında Google aleyhine "kullanıcı bilgilerini vermediği" gerekçesiyle dava açmış ve kazanmıştı.
Read more…

ODTÜ, dünyanın en büyük teknoloji ağında

06:12 |

ODTÜ Teknokent, IRC-Anatolia projesi kapsamında oluşturduğu 50 bin Türk firmasının yer aldığı veri sistemiyle firmalara uluslararası iş fırsatlarını ücretsiz sunuyor.

ODTÜ Teknokent'ten yapılan açıklamada, Yenilikçilik Aktarım Merkezi - IRC Anatolia (Innovation Relay Centre) isimli proje kapsamında 50 bin Türk firmasının bulunduğu bir veri sistemi oluşturulduğu kaydedildi.

Açıklamada, bugüne kadar 22 Türk şirketinin yabancı firmalar ile işbirliği yaptığı ifade edildi.

Projeyle, yenilikçiliğin teknoloji işbirlikleri aracılığıyla teşvik edilmesinin amaçlandığının belirtildiği açıklamada, "Projeyle yerli firmalar titiz bir çalışma sonucu yurt dışındaki firmalarla görüşme odasına alınıyor. Firmalar arasında çöpçatanlık yapılarak uluslararası ticaret konusunda önemli atılımlar yapılıyor" denildi.

Firmalardan hiçbir ücret alınmadığı ve firmaların http://www.irc-anatolia.org.tr/ adresinden veri tabanına kayıt yaptırılabileceği belirtilen açıklamada, veri tabanına üye olanlara danışmanlık hizmetlerinin ve yurtdışında temsil hizmetlerinin de verildiği ifade edildi.

22 şirkette mutlu son

Açıklamada, 1 Nisan 2004 tarihinde başlayan projenin başlangıcında 4 yıl içinde 16 iş birliği anlaşmasının hedeflendiği ancak bu rakamın 3 yılda yakalanmasıyla hedefin yüzde 100 artırılarak 32'ye çıkarıldığı belirtildi.

Bu güne kadar 22 uluslararası iş birliği anlaşmasına imza atıldığının bildirildiği açıklamada, iş birliği anlaşmalarının ağırlıklı olarak imalat sanayi sektöründeki firmalar arasında yapıldığı kaydedildi.

Türk firmalarının yurtdışına açılırken yaşadığı pek çok engelin "nokta atışlarıyla" aşılabildiğinin vurgulandığı açıklamada, doğru firmaların bir araya getirilerek en yüksek verimin alındığı aktarıldı.

Dünyanın en büyük teknoloji transfer ağı

IRC'nin 1995 yılında Avrupa Komisyonu'nun desteğiyle, hayata geçirildiğinin belirtildiği açıklamada, aralarında AB ülkeleri, Bulgaristan, Romanya, İzlanda, İsrail, Norveç, İsviçre, Türkiye ve Şili'nin de bulunduğu 33 ülkedeki 71 IRC'nin, dünyanın en büyük teknoloji transfer ağını oluşturduğu ifade edildi.

Açıklamaya göre, Ağ'daki IRC'lerin tümünü, sivil toplum kuruluşları, kalkınma ajansları, odalar, üniversiteler ve araştırma merkezleri gibi, kendi ağlarına sahip kuruluşlarca oluşturulmuş konsorsiyumlar yürütüyor.

Bu güçlü yapının ulaşabildiği firma, üniversite ve araştırma merkezlerinin sayısı ise 100 binleri aşıyor.

Read more…